BepiColombo uzay aracı, 2018’de fırlatıldıktan sonra sekiz yıl süren uzun ve inişli çıkışlı bir yolculuğun sonuna yaklaşıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile Japonya Uzay Ajansı (JAXA) tarafından ortaklaşa yürütülen görev, geçtiğimiz hafta önemli bir aşamayı geride bıraktı: itki modülü ana araçtan ayrıldı ve Merkür‘ün alçak yörüngesine iniş süreci resmen başladı.
Görev, İtalyan bilim insanı ve ‘yer çekimi destekli sıçrama’ (gravity assist) tekniğinin mucidi olan Giuseppe Colombo’nun adını taşıyor. Aracın Merkür’e ulaşması aslında geçen yıl planlanmıştı; ancak itki sisteminde yaşanan bir arıza, rotanın düşük güçle yeniden düzenlenmesini gerektirdi ve varış tarihi yaklaşık bir yıl geriye kaydı.

Merkür’e ulaşmak neden bu kadar zor?
Merkür, güneşe en yakın gezegen olması nedeniyle uzay araçları için özellikle zorlu bir hedef. Güneş sistemi merkezine doğru hareket eden bir araç, aslında Dünya’dan güneşin çok daha büyük yer çekim alanına doğru ‘düşüyor’. Asıl zorluk ise bu düşüşü durdurabilmek; bu da beklenenin aksine yolculuk için değil, frenleme için büyük miktarda yakıt gerektiriyor.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
BepiColombo bu süreçte toplam 9,9 milyar kilometre yol katetti. Aracı, hızını kontrol edebilmek için Dünya etrafında bir, Venüs etrafında iki, Merkür etrafında ise altı kez olmak üzere toplam dokuz yer çekimi destekli manevra gerçekleştirdi. Merkür’ün atmosferi neredeyse yok denecek kadar ince olduğundan, gezegen yüzeyinde gündüz sıcaklıkları 430 santigrat dereceye çıkarken, gece bu değer -180 dereceye kadar düşebiliyor. Araç, bu aşırı sıcaklık farklarına dayanacak şekilde tasarlandı.
İki ayrı yörünge aracı ne keşfedecek?
BepiColombo, hedefine ulaştığında ikiye ayrılacak: Mercury Planetary Orbiter (MPO) Merkür’ün yüzeyini ve iç yapısını incelerken, Mio adı verilen Mercury Magnetospheric Orbiter ise gezegenin manyetik alanını ve zayıf atmosferini araştıracak. Bu, Merkür yörüngesinde eş zamanlı olarak birden fazla probun görev yapacağı ilk keşif olacak.
Bilim insanları, Mio’nun kutuplar üzerinden geçen eliptik bir yörüngeye, MPO’nun ise daha alçak bir yörüngeye Mart 2027’de yerleşmesini planlıyor. Güneş siperi gibi kritik sistemlerin devreye alınmasının ardından tam kapsamlı bilimsel gözlemlerin Nisan 2027‘de başlaması bekleniyor. Görev, Merkür’ün neden orantısız büyüklükte bir demir çekirdeğe sahip olduğu, kutuplardaki kalıcı gölgeli kraterlerde nasıl buz bulunabildiği ve yüzeyindeki gizemli ‘hollows’ oluşumlarının doğası gibi sorulara yanıt aramayı hedefliyor. Elde edilecek veriler, Einstein’ın genel görelilik teorisinin test edilmesine de katkı sağlayacak. Merkür’e yalnızca NASA’nın önceki iki görevi ulaşabildiğinden, BepiColombo’nun bulguları güneş sistemi biliminde yeni bir dönem açma potansiyeli taşıyor.
Kaynak: Wired




YORUMLAR
(0)