Gökbilimciler için Güneş Sistemi’nin en uzak sınırlarına yapılan en derin tarama, beklenmedik bir sonuçla döndü. Hubble ve James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ortak gözlemlerinde, Neptün’ün ötesinde dolanan 27 yeni Neptün ötesi cisim (Trans-Neptunian Object, TNO) keşfedildi. Cisimlerin tamamı 40 kilometreden küçük; en küçüğünün çapı yalnızca 10 kilometre. Sonuçlar 8 Eylül’de The Astronomical Journal dergisinde iki ayrı makale olarak yayımlandı.
Çalışmaya Northern Arizona Üniversitesi’nden Anastasia Morgan ile Victoria Üniversitesi’nden Marielle Eduardo adlı iki doktora öğrencisi liderlik etti. Beklenti, bu küçük cisimlerin milyarlarca yıl boyunca çarpışmalarla dövülmesi, yüzey malzemesinin karışması ve dolayısıyla renklerinin büyük kardeşlerinden farklı çıkmasıydı. Gözlemler tam tersini gösterdi: Küçük TNO’lar hâlâ oluştukları günkü kadar bozulmamış (pristine) görünüyor.

Soğuk ve sıcak cisimler neden aynı hikâyeyi anlatıyor?
Kuiper Kuşağı‘nda doğan TNO’lar Güneş çevresinde neredeyse dairesel ve tutulum düzlemine yakın yörüngelerde dolanır; yerlerinden pek kıpırdamadıkları için dinamik olarak “soğuk” sayılırlar. Uranüs ile Neptün arasında oluşup, bu gezegenler büyürken kütleçekim etkileriyle dışarıya savrulan cisimler ise “sıcak” grubu, yani Dağınık Disk’i oluşturuyor. Araştırmaya göre yörüngeleri altüst olmuş sıcak cisimler bile doğdukları bölgenin kimyasal imzasını koruyor.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Bu durum iki olasılık bırakıyor: Güneş’ten uzakta sanılandan çok daha az çarpışma yaşanıyor ya da çarpışmalar gerçekleşiyor fakat küçük cisimlerin yüzeyini beklenen ölçüde parçalamıyor. İlk seçenek, bölgedeki cisim yoğunluğuna dair mevcut bilgilerle çelişiyor.
Kızılötesi gözlem boyut dağılımını nasıl değiştirdi?
Görünür ışıkta bir cismin parlaklığı yüzeyinin yansıtıcılığına (albedo) bağlı olduğu için boyut ölçümü yanıltıcı olabiliyor. JWST’nin kızılötesi görüşü sayesinde parlaklık büyük ölçüde boyutla ilişkilendirildi ve 27 cismin çapları daha doğru belirlendi. Sonuç yine sürpriz oldu: Çok küçük TNO’ların sayısı modellerin öngördüğünden az. Eduardo’ya göre gezegen öncüsü cisim oluşumu, diskin sıcak ya da soğuk, yoğun ya da seyrek olmasından bağımsız olarak benzer boyut dağılımları üretiyor.
Gözlemler her iki teleskobun sınırlarını zorladı; cisimlerin parlaklığı 24,1 ile 29,3 kadir arasında, yani Dünya’dan Ay üzerindeki bir ateşböceği sürüsünü görmeye eşdeğer. Bu nedenle çalışma, Neptün ötesi bölge için bugüne kadarki en derin tarama olarak tanımlanıyor. Bulgular, Güneş Sistemi’nin oluşum modellerinin küçük cisimler ölçeğinde yeniden gözden geçirilmesini gerektirebilir. Şimdi yanıt bekleyen soru, bu bölgede çarpışma sıklığının gerçekten düşük olup olmadığının bağımsız gözlemlerle doğrulanıp doğrulanamayacağı.
Kaynak: Space.com




YORUMLAR
(0)