Volkswagen‘in 2023 yılında yaklaşık 700 milyon dolar karşılığında %4,99 hisse aldığı Çinli elektrikli araç üreticisi XPeng, artık kendi otonom sürüş ve akıllı kokpit teknolojisini diğer otomobil üreticilerine, tedarikçilere ve yazılım firmalarına satmaya hazırlanıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, yaklaşık altı ay önce bu anlaşmaları takip etmek üzere özel bir “stratejik ticarileştirme ekibi” kurdu. Henüz yeni bir müşteri açıklanmadı ancak XPeng, yabancı yazılım geliştiricileri ve otomotiv tedarikçilerinden de ilgi gördüğünü belirtiyor.
Volkswagen modeli örnek teşkil ediyor
Bu stratejinin şablonu doğrudan Volkswagen ile yapılan ortaklıktan geliyor. Alman devi, XPeng’in elektrik-elektronik mimarisini, akıllı kokpit sistemini ve yazılımını kullanarak Çin pazarına yönelik araçlar geliştiriyor. Ortaklaşa üretilen ID.UNYX 08 elektrikli SUV, Mart 2026’da seri üretime geçti. XPeng’in satışa sunduğu paket sadece yazılımla sınırlı değil; elektrik-elektronik araç mimarisi, kendi geliştirdiği Turing yapay zeka çipleri, ADAS ve otonom sürüş yazılımı, hatta robotaksi ve insansı robot çalışmaları da lisanslama kapsamında yer alıyor. Bu iş modelinin şirket finansallarına yansıması da hızlı oldu; 2026’nın ikinci çeyreğinde hizmet gelirleri yıllık bazda %93,9 artışla yaklaşık 400 milyon dolara ulaştı. Haberin ardından XPEV hisseleri yaklaşık %3 değer kazansa da, hisse yıl başından bu yana hâlâ yaklaşık %47 gerilemiş durumda.
Tesla neden aynı başarıyı yakalayamadı?
İlginç olan şu ki, aynı iş modelini yıllardır denemeye çalışan bir başka şirket var: Tesla. Elon Musk, 2021’den bu yana “Full Self-Driving” (Tam Otonom Sürüş) yazılımını diğer üreticilere lisanslamak istediğini defalarca dile getirdi; 2023’te Ford ile yapılan şarj anlaşmasının ardından “lisanslamaya hazırız” dedi, 2024’te ise “büyük bir otomobil üreticisiyle görüşmeler yürütüldüğünü” açıkladı. Ancak hiçbiri imzalanmış bir anlaşmaya dönüşmedi. Geçtiğimiz Kasım ayında Musk, X üzerinden “Onları uyarmaya çalıştım, hatta FSD’yi lisanslamayı teklif ettim ama istemiyorlar!” diyerek durumu itiraf etti. Ford CEO’su Jim Farley ise daha önce açıkça “Waymo daha iyi” demişti. Sorunun bir kısmı sorumluluk meselesinden kaynaklanıyor: geleneksel üreticiler, lisanslı sistemin karıştığı bir kazada riski Tesla‘nın üstlenmesini istiyor, Musk ise bu şartları kabul edilemez buluyor. XPeng’in teknik yaklaşımı ise Tesla’ya benziyor; kameralardan toplanan verilerle eğitilen uçtan uca sinir ağları kullanıyor. Ancak Tesla radar ve ultrasonik sensörleri tamamen kaldırırken, XPeng bunları ana sürüş yapay zekasından bağımsız çalışan ayrı bir güvenlik katmanı olarak koruyor. Bu yedekli sistem, otomatik acil frenleme gibi işlevlerde devreye giriyor ve potansiyel müşteriler için “sadece kameraya güvenin” demekten çok daha ikna edici bir teklif oluşturuyor.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Tabii bu tablonun jeopolitik bir sınırı da var; ABD veya Avrupalı bir üreticinin Çin menşeli otonom sürüş yazılımını ve yapay zeka çiplerini kullanması, veri güvenliği denetimleri ve gümrük vergileri nedeniyle şu an için pek olası görünmüyor. Bu yüzden kısa vadede XPeng’in muhtemel müşterileri diğer Çinli markalar ve gelişen pazarlardaki üreticiler olacak. Türkiye açısından bakıldığında, Çinli elektrikli araç markalarının pazardaki payının hızla arttığı bir dönemde, XPeng’in bu tür bir tedarikçi modeli benimsemesi, ileride Türkiye’de faaliyet gösteren üreticiler için de alternatif bir yazılım ve donanım kaynağı anlamına gelebilir. Sonuç olarak, otonom sürüş teknolojisini bir ürün olarak satma yarışında sahadaki fiili teslimat ve güvenlik yaklaşımı, sözlerden çok daha belirleyici oluyor.
Kaynak: Electrek




YORUMLAR
(0)