Meta‘nın yeni yapay zeka (AI) asistanı Muse, kullanıcı adına alışveriş yapma, rezervasyon ayarlama ve e-posta yönetme gibi görevleri üstlenen bir “ajan” uygulaması olarak tanıtıldı; ancak WIRED’ın kapsamlı testine göre uygulama, yardımcı olmaktan çok kullanıcı verisi toplamaya odaklanıyor. Ücretsiz sunulan Muse, Sensor Tower verilerine göre yayınlandığı ilk hafta 900 binden fazla indirme aldı ve Meta’nın WhatsApp platformu üzerinden de erişilebiliyor.
Uygulama, klasik bir sohbet botundan farklı olarak bir arkadaşa mesaj atar gibi çalışıyor; kullanıcı bir görev talep ettiğinde Muse, “sanal makine” adı verilen bir sistem üzerinden internette arama yapıp sayfalara tıklayarak işlemi arka planda tamamlıyor. Testlerde Muse’un web’de gezinme becerisi önceki benzer araçlara göre oldukça hatasız bulundu; örneğin bir fırından kahvaltılık sipariş verirken ürünü sepete ekleyip ödeme için Stripe üzerinden kredi kartı bağlantısı istedi, ancak siparişte “bahşiş yok” seçeneğini kendiliğinden işaretledi. Facebook Marketplace üzerinden ikinci el koltuk aramasında da hızlı ve isabetli sonuçlar sundu.

Muse, kullanıcıyla ilgili bilgileri “Hafıza” adlı bir belgede saklıyor ve bu özelliği tamamen kapatacak bir seçenek şu an için bulunmuyor. Uygulama sık sık kullanıcıyı e-posta kutusunu, banka hesabını veya kişisel belgelerini bağlamaya teşvik ediyor; her öneri, aslında Meta’ya daha fazla veri aktarma çağrısı gibi görünüyor. Dahası, kullanıcılar varsayılan olarak etkileşim verilerinin yapay zeka model eğitiminde kullanılmasına otomatik olarak dahil ediliyor; bu ayar uygulama içindeki “Veri kontrolleri” menüsünden manuel olarak kapatılabiliyor.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Electronic Frontier Foundation’dan Rory Mir ve Electronic Privacy Information Center’dan Calli Schroeder, bu varsayılan veri paylaşımını Meta’nın geçmişteki güven sorunlarıyla ilişkilendirerek eleştirdi; şirketin kısa süre önce Instagram kullanıcılarını rızaları dışında bir yapay zeka özelliğine dahil edip ardından geri çekmesi örnek gösterildi. Meta Superintelligence Labs’tan Tarek Sheasha ise bu veri toplamanın modelin gelişimi için gerekli olduğunu savunarak, ileride kullanıcı verisine erişimi kriptografik olarak engelleyen “gizli” bir sürüm geleceğini duyurdu.

Muse’un web’de yaptığı işlemler doğrudan reklamcılarla paylaşılmasa da, yapılan rezervasyon veya alışverişler Instagram’da gösterilen reklamları dolaylı olarak etkileyebiliyor; Meta’nın yapay zeka birimi başkanı Alexandr Wang ise Muse üzerinden reklam dışı yeni gelir modelleri arandığını ima etti. Uzmanlar, kullanıcıların karar alma süreçlerini tamamen ajana devretmesinin zamanla bağımlılık ve “bilişsel körelme” riski taşıdığını vurguluyor.
Türkiye’de henüz resmi olarak sunulmayan Muse, küresel ölçekte yapay zeka ajanlarının gizlilik sınırlarını yeniden tartışmaya açıyor. WIRED’ın deneyimi, kullanışlı görünen bu tür araçların arka planda ne kadar veri topladığının şeffaf olmadığını gösteriyor; kullanıcıların rahatlık karşılığında ne kadar özel bilgi paylaştığını fark etmesi giderek daha kritik hale geliyor.
Kaynak: Wired




YORUMLAR
(0)