Volkanbilimciler, patlamaları hava durumu gibi önceden haber verebilecek bir tahmin sistemi kurmak için magma odalarının fiziğini çözmeye odaklanmış durumda. Bristol Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Ex-X (Expecting the Unexpected) projesi ve geliştirme aşamasındaki SZ4D girişimi, yüzlerce sismometre, fiber optik kablo ağı ve makine öğrenimi modelleriyle volkanların yüzey altındaki davranışını benzeri görülmemiş ayrıntıda kaydetmeyi hedefliyor. Amaç, bugün saatlerle ölçülen uyarı süresini günlere, hatta haftalara çıkarmak.
1991 Pinatubo tahmini neden hâlâ bir dönüm noktası sayılıyor?
Filipinler’deki Pinatubo, 12 Haziran 1991’de patlamaya başladı ve üç gün sonra zirvesini yok eden dev bir patlamayla doruğa ulaştı. Geriye 2,5 kilometre genişliğinde bir kaldera kaldı. Yağmurla ağırlaşan külün çökerttiği çatılar yüzünden 800’den fazla kişi hayatını kaybetti; ancak volkanın gölgesinde yaklaşık 250 bin kişi yaşadığı için bilanço çok daha ağır olabilirdi.

ABD ve Filipinli bilim insanlarının hızlı jeolojik değerlendirmesi tahliye kararını mümkün kıldı. Yine de bu, meteorolojik bir tahmin değil, eğitimli bir öngörüydü. Bugün bile en yakından izlenen volkanlarda bile durum çok farklı değil: Doğu Anglia Üniversitesi’nden jeofizikçi Jessica Johnson’a göre patlayacakmış gibi görünen huzursuzlukların yalnızca yüzde 50’si gerçekten patlamayla sonuçlanıyor.
Bunlar da İlginizi Çekebilir

Eksik halka: Magma odasının fiziği
Bilim insanları sismometrelerle kayaların çatlamasını, uydu ve yer sensörleriyle kabuktaki şişmeyi, gaz dedektörleriyle yükselen magmanın saldığı gazları ölçebiliyor. Hawaii’deki Kīlauea, İzlanda’nın Reykjanes Yarımadası ile İtalya’daki Etna ve Stromboli gibi sık faaliyet gösteren volkanlarda lavın nerede ve yaklaşık ne zaman yüzeye çıkacağı bir saatlik hassasiyetle söylenebiliyor. Ancak bu örnekler istisna.
Asıl sorun, bir magma haznesinin kararlı durumdan felakete geçişini yöneten denklemlerin hâlâ bilinmemesi. Carnegie Science’tan Diana Roman, tüm volkanların ortak bir fiziği paylaşması gerektiğini savunuyor. Navier-Stokes ve ısı denklemleri lav ile piroklastik akıntıların patlama başladıktan sonraki seyrini tahmin etmeye yetiyor; başlangıç anını bilmek içinse yer altındaki süreçleri doğrudan gözlemek gerekiyor. İzlanda’daki Krafla Magma Testbed, magmaya kadar sondaj yaparak dünyanın ilk doğrudan magma gözlemevi olmayı planlıyor. Dünyada yaklaşık 800 milyon kişi aktif bir volkana 100 kilometreden yakın yaşıyor; Türkiye’nin İç Anadolu ve Doğu Anadolu’daki sönmemiş volkanik sistemleri de bu izleme tartışmasının kapsamına giriyor. Kısa vadede bu çalışmalar patlama saatini vermeyecek; ancak daha yoğun sensör ağları ve makine öğrenimi, tahliye kararlarının daha erken ve daha az yanlış alarmla verilmesini sağlayabilir.
Kaynak: Wired




YORUMLAR
(0)